14 Aralık 2010 Salı

SOM HEYECANLAR

bakışlarındaki som ışık parlayacak
gece boyunca
erkekliğim değende gözlerine
öpüyor olacağım saçlarından sızan ışığı
ışık nasıl öpülürse düşün
ense kökünden başlayarak
sesindeki anlaşılmaz boğuntuya karışacak
inlemelerim
ışığın anlaşılmaz seslere bürünecek
indiğimde derinlerine
ilk memelerin açacak isyan bayrağını
siyaha bürünecek
tastamam uçlarından filizlenecek dalgası
sonra ak kasıkların
kırmızıya dönecek
deniz yönünden gelen sağanaklarımla
fırtına vadisinde yuvarlanacak dillerimiz
tüm boşlukları dolduracak
sulu sepken volkan dudaklarım
isterken sen sıcak demir özlemlerini
kenarlarından magma sızan yarığından
girecek midemizdeki reflü sızıların abarttığı başat iriliğim
dünyanın en güzel bataklığında çırpınacağız
ağzımıza burnumuza dolacak menilerimiz
salyalarında asılı kalacak zaman
hiç bitmeyecek
teninin çarşaf genişliğine sarılı öpüşmelerimiz
öylece uyuyakalacağız
kasıklarımızda
anlayacağız hemen
kendini ispatlaması gereken aslında yaşam
biz gerçeğiz rüya tadında

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder