9 Haziran 2012 Cumartesi

İnsan Olmak

Tavuklar ve balıklar hariç her yıl elli milyardan fazla hayvanı sırf damak tadı, alışkanlıklar, tekno-endüstriyel sistemin hipnozları, içimizdeki en görünür ama sürekli yadsınan şiddet yüzünden acı, ağrı, işkence ve hırsla boğazlar ve böylece cesetlerinin yer, ilaç sektöründe kesip biçerek denek yapar, kürkleri için derilerinin yüzer, üzerimize giyer, ayağımıza takar birer eşyaya indirger, küfürlerimize, hakaretlerimize konu edinerek aşağılık komplekslerimizden kurtulmaya çalışır, üstelik bunları yaparken de aynı dünyaya ait olduğumuz ve eşit olduğumuz gerçeğini saklayan insan toplumu olarak, faşist, soykırımcı, barbar, yağmacı, işgalci bozguncularız sadece.

3 Haziran 2012 Pazar

VAJİNUSMUS SEROTONİN

Kucağında bir çift semiramis
Topluyor parmakları 
Defne yapraklarıyla doyumsuz incirleri
Damağında vulvasının tadı kadının
Çılgın magmasına batmış
Yapışkan kırbacı
Eriyor tüm anlamlarından 
Yırtılır soyunur tekleşirken
İsyankar bedenleri


Erotik İsyan

Şu an yapacak fazla bir şeyim yok, özgürlük duygumu kaybetmemeye çalışmaktan hayallerimden ve içimde birikmeye devam eden isyanı eylemsizliğimle körüklemeye çalışmaktan başka. Ama yaşadığım iki kişilik bir yalnızlık, seni seviyorum çünkü. Seni ve her şeyinle var olabilen tüm ayrımsılıklarını. Aşkın ve sevgin, kalbinin tüm gökkuşağı duyguları tek çıkışım. Önümde dikilen bedeninle asıyorum ben isyan bayrağını şimdilik sadece bedenime. 
Devletin, uygarlığın, şirketlerin karşı konulamaz gibi görünen gücüne iradesizlik ve işbirlikçiliğimle boyun eğer, şehirlerde yaşamanın bedelini onlara hizmet ederek öderken; kaybedeceğim şeylerin her birisini, emeğimin tüm kazanımları gül motifli, kahverengi, emilesi meme uçlarına, bembeyaz ve pahabiçilemez o yumuşacık, peltemsi göbeğin için feda etmek istiyorum.
Ticari amaçlar ve kar uğruna insanları ve tüm canlıları köleleştiren, istemediği işlerde ve yok pahasına çalıştıran tüm otoriter ve hiyerarşik yapılanmaların çelikten güvenlik ağlarını alev alev yakıp yok etmek istiyorum; öpmeye doyamayacağım ve aklımdan çıkaramadığım dudakların, sıcak dilin ve boynun için.
Tanrının kabullendirip; aileler, devletler, şirketler, toplumsal ahlaksızlık ve topyekün baskıcı bir sistem olarak bizi bizden koparan tüm kurum ve işleyişlerin kör ve oksijensiz bir foseptik bataklığında sonsuza değin yok olmasını diliyorum; ıslak, kırmızı, etli yarığın için hiç gözümü kırpmadan.
Ah o hayallerimi süsleyen kasıkların, kalçaların, ıslaklığın, bedeninin saldığı çıldırtıcı koku. Önünde diz çökmüşken emrine aldığın dudaklarım ve dilimle kendimden geçmişken billurdan, mis kokan, sımsıcak, kabarık, parlak vulvan için sadece, bu devleti yıkmak istiyorum.