30 Nisan 2012 Pazartesi

Bir Mayıs

İktidar ve toplum tarafından yaşam adı verilen bu şiddet cangılında sana biçilen rolleri oynamaktan ne zaman vazgeçeceksin? Ailede sorumluluk sahibi anne-baba, okulda başarılı öğrenci, orduda kahraman asker, iş yerinde çalışkan eleman, ülkede vergisini veren dürüst vatandaş, toplumda ahlak sahibi ve namuslu, ahirette samimi müslüman. Velhasıl kapitalist ilişkiler sistemi içinde kazanma hırsının, mülkiyet duygusun hissizleştirdiği sürekli tüketmeye doğaya ve diğer canlılara zarar vermeye endeksli yaşamaktır aslında sana dayatılan. Devletin ve şirketlerin kontrolünde yapacakların ve yapamayacakların anayasa denen bir diktatörlük manzumesi tarafından belirlenen sistemin gönüllü bir esirisin sen. Bütün iktidarlar kötüdür ve seni tutsak eder; aileni terket, okulu as, fabrikayı işgal et, devleti parçala,suçu ve suçluyu öv, evlenme seviş, tanrıyı öldür, vegan ol. Bu sistemi terket, kendi ilişkiler ağını kur. İşte o zaman sistem çökecektir. Asıl isyan ve devrim o zaman gelecek ve özgürleşeceksin. Benim bir mayıstan anladığım budur, devletin izniyle elinde bayrak askeri kortejler oluşturarak geçit törenleri düzenlemek iktidarı türlü şekillerde yeniden yaratmaktır.