15 Kasım 2009 Pazar

PRİYA

saçların ve gözlerin
-saçların bukleli-
stratejik öneminden dolayı
dudaklarını da çekip yanlarına
-pembe ve ince dudakların-
üçlü bir ittifak kuruyorlar
aşka dair
sevdaya yanaşık
omuzlarının onayını ve desteğini de alarak
unutmadım gözlerini
-bala çalan kahve tadında rengi-
(omuzlarını ise görmedim ki)

hiç hüzünlü bir bulut bile hayal etmemiş
hayalet bir gökkuşağına öykünmemiş
asık yüzler cumhuriyeti
sana düşman
sense her türlü protokol ve diplomasiyi hiçe sayarak
açık açık mutluluğun propagandasını yapıyorsun
iç sömürge mantığı ile gündüz ve her gece
masmavi ellerinle
ihtirasa teşne genlerime
ve satıyorum bin yıllık kadim yalnızlığımı
sesindeki grift neşeye
gölgendeki ihtiraslı masallara
öfkenin içindeki yaratıcı kasvete
hiç düşünmeden işbirlikçi bir hain gibi
maşası oluyorum işgal güçlerinin
teninin piyonuyum kırmızı atlarının terkisinde
göğüslerinin emperyalizmine teslim oluyorum sonunda
küresel gücün karşısında boynum kıldan ince
yüreğim ateşte
sen en sulak arazilerime yerleşiyorsun
bense senin en uzak karakolun oluyorum
sınırlarında olmaktan mutlu

fazıl tar

Yoksul

"hiçbir şeyim yok ki benim!" dedi adam
"olsun!" dedi kadın o zaman
öpüştüler sonra kocaman
göğüslerini avuçladı kadının bir de utanmadan

kadın gitti bilinmez neden sonra
aramadı hiç bir daha

aklında kaldı göğüsleri ile ağzı kadının
artık hiçbir şeyi vardı adamın

fazıl tar