4 Eylül 2010 Cumartesi

AKŞAMÜZERİ

biraz yürümek için çıktım dışarı akşamüzeri
ağrıyan sağ ayak bileğime belki iyi gelir diye
birazda sıkılmıştım zaten evde oturmaktan
geniş caddeli bir kaldırımda oturdum sonra aylak aylak
kaldırımlar geniş değildi pek
iş çıkışı evine yetişmeye çalışan bir baba
aceleyle yürüyordu
ekmeğin ucunu geveleyen esmer küçük bir kız gülümsüyordu
köşedeki taksici abartılı jestlerle konuşuyordu
hayatı paylaşıyordu henüz sıcaklığını kaybetmemiş
bir rüzgar sırtımda
temiz giyinmiş genç bir kız geldi yanıma
vurgularından ezberlenmiş olduğu belli sözleri tekrarlamaya başladı
yüzüne yapışmış sahte bir gülümseme ile
yoksul bir öğrenci için harç parası talep ediyordu
mümkünse yardım etmek ister miydim
büyük bir ihtimalle yalan söylüyordu ama
kitap ayraçları tutan elleri titriyordu belli belirsiz
yoksulluğunu saklayamayan gözlerini alıp gitti sonra
kırık bir gülümsemeden başka verecek
hiçbir şeyim yoktu çünkü ona
kalktım ve eve doğru yürüdüm
yanımda göndere asılı bayrağı ile
büyük bir alışveriş merkezinin bankından
sağ ayak bileğim daha çok ağrıyordu şimdi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder