30 Ağustos 2010 Pazartesi

GÖLGE HAYALLER

bazı insanlar hayallerinin peşinden koşar

tanırsın onları zaten. hemen ayrılırlar etraflarındaki kalabalıklardan. tek başlarına da olsa kalabalıklardır zaten kuru bir gürültüden gayrı. korkulardan arınmışları olur, korkularını yönetenleri olur kimisi de bir eğlence havasında yaşar korkuyu beklerken. susmayı bilirler konuşmayı bildikleri gibi. bir gün ölüm bulacak hepimizi işte dibe vurmanın zamanıdır şimdi kayıtsızlığı ile sarılırlar hayata ve hayallarinin peşinden koşarlar. sessizce ama hissederek kesinlikle. esmer bir sevecenliği yaşarlar ve yaşatırlar. herkes kadar yılgındırlar ve inanırlar bir şeylere mutlaka. gözünü açıp kapatıncaya kadar geçer hüzünleri. unuturlar o hesapçı dünyanın kişilksizliklerini. böyledir bu. hayallerinin peşinden koşarlar. beyaz bir bulut olurlar.

"umursamıyorum yılgınlığımı filan
çünkü sessizce yaşanmalı her şey
bir devrim sessizce olmalı mesela
ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun"


bazı insanların peşinden hayalleri koşar

beklemek içindekileri susmaktır. konuşsan da söyleyemedikleri olur bazan hayallerin bile. daha güzelleri yaşanana kadar çekilen bir ızdıraptır keşkeler. artık çok geçtir. hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. acaip bir hüzün beklemektedir karanlığı. hayaller sonradan gelir. artık çok geçtir. buruk bir gülümseme yüzündeki kimlik olur. bir kürt göçmenin şehri yazılıdır o hanesinde kimliğinin iş bulamazsın artık. ve bulur sonunda hayalleri onu beklediği yerde. artık yalnızdır.

"bir palyaço neden yalan söylesin ki
ben palyaço olsaydım söylemezdim
marangoz olsaydım da söylemezdim
ben insan olsaydım yalan söylemezdim!"


bazıları da izler sadece insanları ve hayalleri

kentin bunaltıcı griliğinde dayatılan angaryaları, gereksiz sorumlulukları, kişisel öfke ve aşkları yaşarken bir yanıyla sarılır yaşama farkında olmadan sıkı sıkı ve hırsla. altında kalmamak için o gri mutsuzluğun içsel bir tepkiyle nefes almaya devam eder. kimin koyduğunu sorgulamadığı hedeflere ulaşabilmek adına her şeyden sakınır bile. kimi zaman da yutar ne kadar sakınsa da grinin isyanı ve ölüm onu. kahramanlaşmak, yaşadığı işkencenin daha fazla uzamamasını kararlılıkla yaşama geçirenlerin yolunda intihar etmek ister. ama sadece izler insanları ve hayalleri.

"hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
kaç kilo çeker ki bir palyaço
hem neden yüzüme vuruyorsunuz
bir çirkin ördek yavrusu olduğumu
gocunmam ki ben, ben gocunmam
bir palyaço ne kadar gocunmazsa
o kadar, o kadar gocunmam işte"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder