6 Ekim 2009 Salı

Ten kırmızısı ihtiraslar

yüzünde bir şey var
uzun ve ince
adını koyamadığım
beklentilerde
bir susuş
bir öpüş gibi
denizin çölü
ayın tutkusu sanki yüzün
alnımdaki hüzne benzeyen bir şey
sabah rehavetim gibi
ya da sancı midemdeki
ilk ihmal edilen şey
kaybediliş
unutuluş
yüzün
ince ve uzun

ellerinde bir şey var
kudretli mi kudretli
anlayamadığım
saçlarına götürürsün bazan ellerini
kendini ararsın yalnızlığında
bulamazsın
ben hatırlatırım sadece sana
güzelliğini
ellerini
ne kadar da buğday tenli
ellerin ne kadar yetenekli
başka bir ülkenin cumhuriyeti
ellerin aşk nedeni

omuzlarında bir şey var
beyaz üzerine kırmızı
bayrak değil ten kırmızı
dokunuşların ihitiraslı sızısı
beni zengin eder
küçük omuzların
bilmeden sakladığım
hafızamın hazinesi
iki kardeş akdeniz şehrinin
yaz tedirginliği akşamında
karanlıkları yırtan göğsüme dayarsın
toprak kokulu
can simidi
omuzların

vücudunda bir şey var
vücudunda
çıplak ve arzulu
bunu bir tek kendin biliyordun ya
artık ben de öğrendim
kurtuluşumdur artık kasıkların
ve memelerin
haydi gidelim

fazıl tar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder