10 Eylül 2009 Perşembe

Mavi simetri

şimdi sen bana:
"gel" diyorsun ya,
sadece çocukluğumuzun treniyle
gidilebilen ve
görülebilen
ıssız olduğu için
çok şey
anlatabilen
bilmek isteyenler için
en büyük gerçeğin;
sınırların anlamsızlığı olan
sınıra en yakın
metruk bir tren istasyonun
sahiciliğinde;
"her şey" oluyorum ben
mavi yeşil ışıkları ruj kokan
kalabalık
kent sokaklarının
yalancılığında.

şimdi sen bana:
"sarıl" diyorsun ya,
zamanın aynı hayalperest mevsiminde
izlerimizin benzer yollarını katederek
aynı güneşin batışında
yan yana ünlemlerin tedirginliğinde;
"güz" oluyorum ben
aramızdaki boşluğun
bir ormana yaslanan
mavi simetrisinde
uzak bir sahil kasabasının
yaz ertesi tenhalığında.

şimdi sen bana:
"yeter" diyorsun ya,
aynı kitabı
aynı bilinmezlikle
tenlerimizle okurken
birbirimizden habersiz;
"hiçbir şey" oluyorum ben
imkansız sarılışların
pişmanlığında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder