19 Ağustos 2009 Çarşamba

Haritanın aranılan yeri

sabırsızca ve
acele etmeden
yürüyorum
son adresime doğru
yüzünün çizgilerinden
hiç bilmedeğim yollardan
geçiyorum
kaybolamadığım
bana yabancı tüm köşebaşları
beni hiçbir yere götüremeyen
güz yolları hep hazan
hep yalnızlığa teşne

yüzünün çizgilerindeki tılsımı
dudağının kenarına asılı
pembe sıcaklığı
alnının ay(i)asındaki ölümsüz bütünlüğü
yedeğime alıp
bordasına yazıyorum
yüzünün bendeki adını:
hüzün
küpeştesinden akıp gidiyor
sensiz içimin sevinçleri
sintinesine doluyor
yüzünle arınan gözyaşlarım

yalnızlığım alıkoymaya çalışıyor
yüzünü
haritası çizilmemiş adalara

yüzünden başka sığınacak
yerim yok
yüzünün en ifadesiz halinde
kendimden gizleniyorum
bir suç ortaklığına dönüşüyor
yüzündeki görünmez imzam
yalnızca biz biliyoruz
yalnızlığıma yüzünle yaptığım seyahati
bir de seni özlediğim saatler
bir de umuda çalan siyah saçların
bir de incecik bedenindeki görkem
bir de beni sana bağlayan kelimeler
bir de senli ömrümün kalan yirmi yılı
bir de Dersimli inadın, şefkatin ve güzelliğin
bir de yüzün
yüzün ki
haritanın aranılan yeri…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder