18 Temmuz 2009 Cumartesi

Sessizliğin korkunç

Ağlamaklı tuzlu bekleyişlerim
acılı ve kırılgan canlarımızı buğulandırır

can ve aşk
kırılmaya yatkındır ikisi de
kırılır ikisi de bir gün
sessiz sedasız
benim sol yanım,
senin sağ elin kanar

bazan da
kırılmama ihtimali beliriverir de
kırılırız
ve sen:
"ikimiz" diye bir şey yok dersin çıkarsın işin içinden
yazması ne kolay
yaşaması ne zordur oysa
söylemen gereksizdir üstelik
kaçkın umutlarımı da alırsın elimden böylece
kaçamam bile
kendimle başbaşa bırakırsın beni,
en korkunç düşmanımla.

tanrısız küfürlerle oyarım içimi,
kendimi aşağılayarak
başka hayatlara akmaya çalışırım,
senden kaçamayacağımı bilerek
bilmenin acısı yapışır sırtıma
ezilirim
susarım

bence sen de sus
sessizliğin korkunç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder