15 Temmuz 2009 Çarşamba

Perdenin Ardında Güzelliğin





Perdenin ardında gizlisin
aniden kayboluyorsun
ansızın terkediyorsun beni
böyle suskun gitmeye hiç hakkın yok
giderken gözlerimi almaya
titrek bir mum ışığı gibi sonumu yaklaştırmaya
beni hiçleştirmeye


Neredesin
nerelerde mutsuz hayaletler arıyorsun yine
nereye kayboluyor seninle birlikte neşem
seni öpüşlerim
perdenin ardında gizli güzelliğin
sensizlikten; sığınamayışım kendime
sensizlikten; kendimden nefretim
bir anda geliverdin ama gitme aniden böyle
sarılışlarım sana, saçlarının kokusu bana...

Bak bana
karşında duruyorum
bu artık hayattan kopuşlardan bıkmış çaresiz adam
sana koşuyor akıyor sana usul usul
bir perdenin ardına gizli güzelliğine öykünüyor
seninle atıyor hayatın kekremsi tadını ağzından
göğüslerine dokunuyor
ve buluyor barışı
barışın kasıklarına yayılan hazzını
görmüyor musun...

Gelecek misin,
ışıklı yarınlarda küçük ellerini de alıp hayallerime
kucağımda dinleyecek misin masallarımı
beni tutsak eden kendimden kurtaracak mısın kendinle
bir perdenin ardında gizlisin güzelliğinle
barışı özlüyorum bukleli saçlarının kokusunda
söylesene iri gözlerinle bakacak mısın
karşında titreyen
bu küçük yardakçına...

Perdenin ardında gizli güzelliğin
beyaz tenin
uzun boynun
uzun parmakların
hadi bekliyorum ellerinle seni
birlikte olacağımız sığınışlara
sarılacağımız mutlu vazgeçişlere
unutacağımız mutsuzluklara
dilimizin tadını alacağımız kendinden geçmelere
kasıklarındaki acıyı okşarken matemimle
bekliyorum seni gözlerimi tavana asmış bir ölüm korkusuyla...

Bu acıyı bitir artık
çık artık o gizlendiğin perdenin ardından
sarıl bana
öp dudaklarımdan
güzel iri göğüslerinden
üzerime dök şefkatini anlayışını gençliğini
gülen yüzünü
umudunu
bir sır değilsin sen
perdenin ardındaki güzelliğini ışıt
yüzünü dön bana
cansız ruhumu yaşatan neşeni
o ihtimaller hesabı yapan kalbini
saçlarının kokusunu
iri gözlerini
beyaz tenini üzerime dök
anla beni artık gitme öyle aniden haber vermeden...


fazıl tar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder