15 Temmuz 2009 Çarşamba

Ormanınla iyileşmek





Bu orman senin
çıplak ayaklarıma dolanıyor
elâ ağaçlarının gölgeleyemediği
ıslak çimenlerin
başıma konan dallarının
çam öpüşlü rahiyası
genzimden omuzbaşlarıma yayılıyor
usulca içime çekiyorum ormanını
ormanından geçiliyor
sevmelere
bilmelere
kendimize

Bu orman benim
hasta bu orman
dikenleri batıyor her yanıma
salkım saçak
zehirli sarmaşıklar kapatmış
gökyüzünden yağan ışığını
yavaşça kuruyorum
sana açılan patikalar bataklık
kayboldum kendi ormanımda
karanlıklarında
sakın el sallama -iyi misin- lerinle
üzünç meleklerine
ormanımda gizlendiğin yeri aydınlatan
ne kalbimin feneri
ne üzünç meleklerin ne de tanrın
aklının yeşil karanlığından sızan
gülyüzün sadece

Bu orman ikimizin
boynuma astığım taç yapraklarından
usulca beslenirken öp beni
sonra unutalım tozlanan çiçeklerinin kokusunda
ikimizden başka her şeyi
kutlayalım şavkını
yeniden yeşillenen otuzlu ağacımızın filizlerindeki
sarışınla kumral arası gölgede sevişelim gün boyu
kahpelensin üzünç meleklerin de
sevişirken azmettirelim
tanrıyı sırtından bıçaklaması için
ormanımızda çürüsün sıfatları tanrının
uzun boylu gülüşünle sevişmeye devam edelim ve
hiç utanmadan gösterelim birbirimize
gözlerimizdeki ihtirası
kasıklarımızdaki şehveti
gürültücü hayvanlar gibi sevişelim ikimizin ormanında
sağalt gözlerimi göğüslerindeki tarçınlı şefkatinle
iyileşelim

fazıl tar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder