19 Temmuz 2009 Pazar

Belbuka

Mavi elbisene değen başım dumanlı
sisli bir gecede körüm Belbuka!
-kanlı gelin kayası-
tanrıyı yaratan rahminde parçalanmış tüfek
ölü gelin Belbuka!

küçülerek kabaran dağım
nasıl beklediğimi bilmeyen memelerinle zedelenir
boşaldığın heyelanından kayan tepelerim
sırtının kıvrımlarında huzur bulur
kasıklarınla vurulurum Belbuka!

taşlarından örülü dağımın kapısı
döllenmiş rahminle aralanır
ya aralanmazsa
saçlarının arasından:
yeşil gözlerin ve şefkatin
işte o zaman
fırtınalı sahranda kaybolur kum tepelerim
kıskanma Belbuka!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder