Kayıtlar

SON YOLCULUK

Resim
şehrin ortasından geçen otoyolda  solladığımız celep kamyonunun karasöründe bir inek uzatmış başını güzel gözleriyle  bana bakıyordu bana bakıyordu bana bakıyordu

BU KENT

Resim
boncuklar sallanır, bulutlar örter köpekler gül bahçesine işer bir çocuğun kafasını koparır cani dondurma külahından bir ısırık alır gibi okyanus bir gelip bir giderken anlamsız bir ayın esaretinde. C.B. Yine her şey bulanık gelmeye başladı dünyada. Hiçliğin ve anlamsızlığın yıldız tozlarında nefes alamıyorum. Yaşamak hep bir trajedi gibi sanki, o yüzden trajediyi kah bir melodrama kah bir münzeviliğe çevirmeye çalışıyoruz boş uğraşlarla. Acıyla yaşamanın imkanı yok aslında.   Dünyayı hiç sevmedim sanırım sevemeyeceğim de. Kentler ve kalabalıklar sürgit yalnızlığıma yeni anlamlar kazandırıyor. İnsanın ve uygarlığın olduğu yerde mutsuzluğun olduğunu da, insan eliyle grileştirilen bu yenilginin içindeki hüznü seviyordum eskiden, severdim, seveceğim diye umuyordum ama, olmuyor. Kendimi işgal edilmiş gibi hissediyorum. Bir buhran, sözleşilen saatlerini hiç sektirmeyen dakiklikte bir düşman gibi üzerime fırlatıyor oklarını...  Martıları izliyorum bir de hızlıca a...

SATILIK

Resim
Fahişesiyim emeğimin Satıyorum çünkü onu ben de Beş para da etmiyor kilosu üstelik Ve korkarım onura verilen anlam Hiçbir zaman sorgulanmayacak Uygarlığın aşağı yukarı  Devlet demek olduğunun  Ayrımına varılmadıkça

Serzeniş

Resim
İnsan biraz suya benzer bence sosyolojik olarak içinde olduğu şeye benzemeye, onun şeklini almaya, önüne gelen ilk zayıf bentten akmaya ve ilk yarıktan kaybolmaya çalışan. Bunda başkalarına benzeyip görünmezliğin savunmasına sığınmak kadar sistemin bir dayatması  da var gibime geliyor. Birbirimize benzeyerek daha kolay var olabileceğimiz, sorunsuz bir hayat yaşayabileceğimiz bize öğretiliyor. Su yatağını bulur sözünü hem bir kaderi çağrıştırdığı için hem de birleşik kaplar yasası gibi bizi maddeleştirip kanunların dışına çıkmamamız gerektiğini dayattığı için sevmem. Bazı insanlar için geçerli değil tabii bu durum. O kadar az ki bu tür insanlar ve toplumun içinde birer sabun köpüğü gibi sönüyor etkileri. Bazan insanların yapış yapış derisi ve kokusu itici geliyor bana fena şekilde. Etrafına bakıp faydacı bir mantıkla yaşayan insanlara katlanıyor olmak, birlikte yaşıyor olmak ve onlardan birine dönüşüyor olmak korkunç. Çünkü hepimiz zayıf, kibirli, kendimize odaklı, akacak bir delik...

DEVRİM

Ey ilerlemenin sahte büyüsüne kapılmış siz liberaller, müslümanlar, solcular, ideologlar, konformistler, modernistler, demokratlar, tekno-endüstriyel uygarlığı var eden tüketiciler, bu alemi kendilerine verilmiş bir hediye olarak görüp hoyratça gaspeden hakimiyetçi insanoğlu: Diktiğin her bina, satın aldığın her bilgisayar, yediğin her hamburger, giydiğin her takım elbise, yaptığın her çocuk, yarattığın her eşya, yönettiğin her şey seni kaçınılmaz bir sona daha fazla yaklaştırıyor farkında değil misin? Senin bakiyene yazılan her artı gezegenin sonlu kaynaklarını eksiltiyor, yağmalıyor, bozuyor, geri dönüşsüz acı dolu bir yıkımın puantajına dönüştürüyor anlamıyor musun? Artık ne temiz su kaynaklarına ulaşabilmenin bir yolu, ne zengin bitki florasından sağlıklı beslenmenin bir yöntemi, ne ciğerlerinle mutluluk ve zehirlenmeden soluk alabileceğin hava, ne kendine ve çevrene ayırabileceğin bolca zaman, ne de kendi kararlarını verebileceğin bir özgürlük ortamın kaldı görmüyor musun? Başkala...

HATA

Resim
Son rakamlardan haberim yok ama sadece İstanbul için her gün otuz bin sığır mezbahalarda öldürülüyor ve mutfakların yolunu tutuyor. Bir bu kadar koyunu da ilave edersek ülke genelinde on binlerce hayvan her gün beslenme amaçlı olarak canlarından oluyor demektir. Kanatlı kuşlarda durum daha da kötüleşiyor. Bu sayı yüz binleri buluyor. Bu canlıların derilerini giyiyor, tüyleri ile ısınıyor onları ayağımıza giyip yürüyoruz. Vücut sıvıları çalınan binlerce canlı normal ömürlerinden çok daha kısa süreler içinde hayatını kaybediyor. İnsanların sağlığı için denek oluyor, güzelliği için makyaj malzemesi oluyor, eğlenmeleri için bahçeleri kuruluyor, sirklerde dalga geçiliyor hiç olmadı küfürlere konu oluyorlar... Binlerce kedi ve köpek sokaklarda kötü muameleye maruz kalıyor, yakılıyor, kuyruğu kesiliyor ve işkence görüyor. Bir o kadarı kazalarda ölüyor. Hayvanları kullanmanın ve sömürmenin akla hayale gelmez yöntemlerini bulmakta çok başarılıyız. Kısacık ömürleri boyunca durmadan çoğaltılıp...

Seni Gördüğüm Zaman

Resim
Gezegenimiz uzayın soğuk ve karanlık boşluğunda içinde olduğu galakside bilinen ama büyük resimde asla kestirilemeyen bir kuşağa acıyla ilerlerken ve evrendeki tüm madde bir diğerinden hızla uzaklaşıp yalnızlaşırken; kesin ve mutlak bir yok oluşun alt edemeyeceği kadar güçlü bir sarmalda birbirimize tutunup çekiliyoruz kuasar bir sevgiyle!