Kayıtlar

Boyama kitabı

Resim
Tavsiyene uyup bir boyama kitabı aldım geçen gün Üst üste dizilmiş aydınlık bir mağaza yerine Aynaları gizden görünmeyen (i)simsiz bir sahaftan Oturdum boyadım tüm sayfalarını Dışına taşırmadan ellerimin Gözlerim güneş oldu ağzımsa ay Renklendi dünyası odamın Sabaha kadar Bugün bir boyama kitabı daha aldım İçinde benim olmadığım ışıklı bir aynadan Boyamayı unuttuğum yemyeşil denizinin Masmavi gülümsemesini resmettim Bembeyaz sayfalarına Renklendi dünyası odamın Üst üste dizilmiş hüzünleri bile Sen ey sıla! Dertsiz özlem! Kelimelerin içindeki şiiri keşfedip, Kulağıma fısıldayan incir çekirdeği. Pulmanlarda basireti bağlanan yarım kadın. Sen başlı başına renkli dünya! Artık her gün aldığım, Boyama kitabım. Kentin üzerine çöken gri silüet. Bilmekten imtina etmediğim tek imza, Kelimeleri dize getiren Alev'li Türkçe. Geçen gün yüzüyle ellerini kapatan bir kız gördüm, Kitabın içinde Ellerim havada asılı kaldı Çaresiz

Acaba

Resim
Suzan'a... öncelikle belki de asla kavrayamayacağım bir inceliğin bir yüreğin isimsiz şefkatin sahibine saygılarımı sunarım sevgimi de koyarım ki yanına saygımda kusur olmasın esiriyim bitmek bilmeyen ve tükenmeyen otofajimin kendimin ellerimi yitirdim aklım kaldı bir tek kalbime katık ettiğim sıra hızla incelen yüzümün derisinde gözlerdeki bir sakata acıyan "çok şükür" çapaçulluğunda tükenen eylemsizlik ruhumu çürütür o gözlerdeki kendi bedenine hayran mutluluk beni mutsuz ve yaşamdan gayrı kılar başkalarının mutluluğu ile mutsuz olma bulaşıcılığını çoktan aştım mutluluğumun başkalarını mutsuz kılma ihtimaline taktım rahatsızım sıradan hayatımın her anında içinde ve dışında gölgesinde ve gölgesizliğinde yabancılaşma kendimi dışarıdan izleyip tiksinme sindirememe ve en kabullenilmez eksiklik olan pişman olmama yatar süner esner gevşer bulaşır her yanıma pişmanlığımın karamsarlığında yüzerken aldığım her karar bir öncekinden berbattır en kötü kararları alırım her zaman o y...

Rüya

Resim
Nerede ise otuz yıl öncesi idi. Yaz aylarında mahallemizin parke taşlı yollarında çıplak ayakla dolaşmayı çok severdim. Yollarda ve mahalle aralarında ki küçük su birikintilerine öğlenin en sıcak saatlerinde ayaklarımla basarak günün en sıcak anını anlamaya çalıştığımı hatırlıyorum. Mahallemizde ki küçük bakkalımızı çok iyi hatırlıyorum. Büyülü bir ülkenin gizemli bir yeri olduğunu çocuk aklımla düşündüğüm bakkalın aslında derme çatma sefil bir yer olduğunu çok sonra anladım. Benim için bir sihir yeri idi o bakkal. Sadece en sevdiğimiz gofretleri, çikolataları ve oyuncakları sattığı için değil bir yanılsamadan dolayı da bir sihri vardı bakkalımızın: O zamanlar bakkallar lop yumurta da satarlardı. Sihirli bakkalımızın lop yumurta yaptığı ana tesadüfen şahit olmuştum çocukken. Büyükçe bir tencerede fokur fokur kaynayan suya renkli bir toz atmış ve tencerenin içinde yumurtalar belirivermişti. Uzun yıllar bakkalımızın tencerede kaynayan yumurta dolu suyu kırmızı kumaş boyası ile karıştırıp...

Haritanın aranılan yeri

Resim
sabırsızca ve acele etmeden yürüyorum son adresime doğru yüzünün çizgilerinden hiç bilmedeğim yollardan geçiyorum kaybolamadığım bana yabancı tüm köşebaşları beni hiçbir yere götüremeyen güz yolları hep hazan hep yalnızlığa teşne yüzünün çizgilerindeki tılsımı dudağının kenarına asılı pembe sıcaklığı alnının ay(i)asındaki ölümsüz bütünlüğü yedeğime alıp bordasına yazıyorum yüzünün bendeki adını: hüzün küpeştesinden akıp gidiyor sensiz içimin sevinçleri sintinesine doluyor yüzünle arınan gözyaşlarım yalnızlığım alıkoymaya çalışıyor yüzünü haritası çizilmemiş adalara yüzünden başka sığınacak yerim yok yüzünün en ifadesiz halinde kendimden gizleniyorum bir suç ortaklığına dönüşüyor yüzündeki görünmez imzam yalnızca biz biliyoruz yalnızlığıma yüzünle yaptığım seyahati bir de seni özlediğim saatler bir de umuda çalan siyah saçların bir de incecik bedenindeki görkem bir de beni sana bağlayan kelimeler bir de senli ömrümün kalan yirmi yılı bir de Dersimli inadın, şefkatin ve güzelliğin bir de...

Lacivert tavanımdan akan zaman

Resim
Dünyanın en uzun caddesinde yürüyor(d)um. Caddesinde değil belki de yolunda yürüyordum, yol da değil dünyanın en uzun patikasıydı yürüdüğüm belki de. Patika mı? Hayır hayır bir dağ, dağ olmaz bir yayla, yayla hiç değil plato belki, plato da denmez ki, ova desek ya da sürgün, tamam buldum zorunluluk diyelim biz en iyisi. Evet ne diyordum; dünyanın en uzun zorunluluğunda kısa soluklarla ciğerlerime dolduruyorum havadaki görünmez buz kristallerini ve hiç durmaksızın yürüyorum. Lacivert tavandaki korkunç yıldızların altında yürüyorum. Ürkünç demeli yıldızlar için belki de! Başka bir zamanın imgeleridir yıldızlar. Akrep iğnesi vücudunuza girdiğinde bir ateş koruna değmiş gibi yanarsınız ya, işte öyle acıtır beni yıldızlar. Yarın için bile anlamsızca endişelenirken bir milyon yıl öncesinden gelen bir belirtinin, lacivert tavanımdan bana göz kırpması ürkütür beni nedense. Zaman anlamını yitirir bir yıldızla yüzleşince. O kadar uzun ki zorunluluğum yürümekle, gitmekle bitmiyor. Zaman gece yarı...

Kadınlar ve ağaçlar

Resim
tepemde bayrak onun tepesinde hilal lacivert gökyüzünde şiir bulutlar ışığın yokluğunda babamın altında ders çalıştığı sokak lambasını kaldırdılar geçen gün bizim sokaktan projektör ışığında daralıyor yaşam alanım boşver! nasıl olsa her gün bir hediye Süreyya saatlerinde yokluğu bile çok görüyorlar bazan varlığım hazan tepemde bayrak onun tepesinde yarım ay lacivert gökyüzü siyaha çalıyor arasında yorgun bulutlar geçen gün kökünden kestiler bayrağın yanındaki ağacı ciddi söylüyorum palmiyeyi neymiş; palmiyenin boyu bayrağı geçmiş bahçedeki bahçe de okul bahçesi bayrak direğinin altında yatan ruhsuz betondan tepemde aşk onun tepesinde beyaz bir kuş lacivert gökyüzü maviye dönüyor bulutlar yumuşacık yatak aysa dolunay sevişme saatlerinde geçen gün fırtınada bir ağaç devrildi çam ağacıydı yola yakındı sevindi herkes altında kimse kalmadığı için kedi falan değil de yola yakın bir ağaç olsaydım keşke

Zeus'u büyüten peri kızı

Resim
Denize açılıyordu pencere ama deniz çok uzaklardaydı pencereden bakıyordu bir peri kızı ve işte deniz yanıbaşındaydı...