Artık şu bencilce hırslarınızı, gözü dönmüş ölüm ve tahakküm kibrinizi, "insanca(!)" yaşamak adına oluşturduğunuz hayvan kanlarına bulanmış ölümcül "kaliteli hayat standartları"nızı, devletin hayvan katliamını mezbahalarda, kasaplarda, üretim çiftliklerinde, petshoplarda, kurban bayramlarında, lokantalarda, restaurantlarda legalleştiren yasalarına uyan mide zevklerinizi, tabağınızdaki cesetleri göremeyen damak tatlarınızı, sevgilinin dudağına gizlenmiş draize testlerinizi, güzel görünmek adına giyindiğiniz kanlı derileri, rahatça yürüyebilmek için üzerine bastığınız hayvanları, hiçbir canlıyı cebindeki paradan ve öldürme güdüsünden fazla sevmeyen uluslararası şirketlerin sana reklamlarla dayattığı ürünleri tüketmeyi sorgulamamayı, o çok sevdiğiniz önünde beş vakit eğilip dua ettiğiniz türcü bir hergelenin kuran diye yazdığı yalanları, küfürlerinize, romanlarınıza, şiirlerinize, hikayelerinize, sohbetlerinize, dinlediğiniz müziklere, sinsice sızmış hayvan tahakkümünü...